WwW.SohBeTTe.BiZ BiR AiLeYiZ

WwW.SohBeTTe.BiZ BiR AİLE PORTALİ
 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Tarihçe

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
gotik_women
PReNSeS
PReNSeS
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 1363
Yaş : 27
Nerden : sakaryhaa
Kayıt tarihi : 14/05/08

MesajKonu: Tarihçe   Cuma Mayıs 30, 2008 4:35 pm



Kadıköy ve Fenerbahçesi;
İstanbul’un Kadıköy yakası;
Allah’ın, yeryüzünü yaratırken kesinlikle ayrıcalıklı davrandığı bir
eşsiz yöre... Tarihlerin henüz 1900 yılına ulaşmadığı İstanbul’da,
Kalamış’ıyla

Fenerbahçe’siyle, Caddebostan’ı Suadiye’si Moda’sı ile adeta bir
rüya beldesi... Göz alabildiğine bomboş arsalarla yemyeşil çayırlara
sahip bu yörede, doğanın insanları spor yapmak için sanki teşvik ettiği
yıllar...
Ve de, İstanbul’un silüeti deniz üzerinde uzaklardan perde perde
yansıyıp dalgalanırken, Fenerbahçe Burnu’nda yanıp sönerek yol gösteren
bir fener Türk sporuna önderlik edeceği bir kulübe sembol olmanın da
gururu içinde, Adalar’a, Marmara’ya, daha da ötesi uzak yıllara doğru
aynı şevkle ışık saçacağı günlerin özlemi ile çakıp durmaya başlamıştı
sanki... Ve de Kadıköy, o dönemlerde en güzel semti olan Fenerbahçesi’nin bağrından çıkaracağı takımını önce yakınlara, sonra da yarınlara armağan edeceği günleri bekliyordu gayri...
Kuşdili Çayırında İlk Futbol Oyunu;
İlk futbol oyununun,
bugünkü anlamıyla ilk kez 1823 yılında İngiltere’de oynanmaya
başlamasının üzerinden neredeyse yıllar ve yıllar geçmişti. Nihayet
tarihler 1890’lı yıllara ulaştığında, Moda’da oturan İngiliz’ler de bu
keyifli spordan iyice etkilenmiş ve o yemyeşil arsaların bulunduğu
Kadıköy’ün geniş alanlarında, futbolu oynamaya başlamışlardı. Seyri çok
keyifli bu oyunun, çevredeki Türk gençlerinde de ilgi uyandıracağı ve
de bu sporu onlara sevdireceği pek tabii idi ve hatta da kaçınılmazdı.
Ama ne var ki, o sıralarda süren monarşi rejimi nedeniyle Müslüman
Türkler için cemiyet kurmanın ve hatta mevcut cemiyetlere dahi üye
olmanın yasak olmasından dolayı, Kadıköy Çayırlarında top koşturan
İngiliz gençlere yine ancak Rum gençleri eşlik edebilmekteydi. Yine de,
hemen

her akşamüstü bilhassa Kuşdili Çayırında yapılan bu futbol maçları ya da
antrenmanları, Kadıköy halkının büyük bir kesiminin ilgisini ekmekte, genellikle akşamüstleri zevk için de olsa oynanan bu futbol

oyunu için, Kalamış’tan, Moda’dan, Kuyubaşı’ndan, ve hatta Haydarpaşa
civarlarından gelecek öbek öbek halkı, gününe ve hava durumuna göre
küçük ya da büyük kümeler halinde bu oyunu seyretmeye yöneltmekteydi.
Kadıköy halkının ekserisi ikindi sularında ayaklanır, günlerden Cuma ve
Pazar değilse yani Kurbağalıdere’nin kenarındaki salaş tiyatroda Komik
Hasan’ın tuluat kumpanyası oynanmıyorsa Kuşdili Çayırı’na doğru yola
koyulurlardı. Yok, eğer günlerden Cuma ya da Pazar ise de, Moda’ya
doğru ya da şimdiki Fenerbahçe Stadyumu’nun bulunduğu Papazın Çayırı’na
doğru yola koyulurlardı (*1). Omuzdaş kılıklı, burma bıyıklı tüylü
tüysüz gençler, yanlarında boy boy çocuklarla hanım nineler ve de orta
yaşlı hatunlar, Arap bacılar, ahretlikler, kahvede pineklemekten usanan
efendi kişiler, burada çayırı çepeçevre kuşatır, kadınlar getirdikleri
kilimleri yayarlar, erkeklerin kimi toprağa bağdaş kurar, kimi büyükçe
bir taşa oturur, kimi ayakta dururdu. Sucusu, dondurmacısı, kağıt
helvacısı, simitçisi, baloncusu, Eyüp oyuncakçısı velhasılı satıcıların
her çeşidi burada arzı endam eyler, burayı adeta panayır yerinden
farksız kılardı. Ortadaki saha olacak alanda ise, kapı gibi gövdeli,
başları açık, renk renk gömleklerinin kolları sıvalı, göğüsleri fora,
bacaklarından dizkapaklarına kadar şortlu bir alay adam soluk soluğa
koşuşurlar, birbirlerine çarpıp çarpıp, alt alta üst üste
mecelleşirler, güya da top oynarlardı. Oynanan bu futbollardan örnek
alan bazı gençler, Kadıköy’ündeki arsalarda ya da geniş çayırlarda
onlar gibi top oynamaya heveslenir, karman çorman bir biçimde, bir
harradır bir gürradır gider, topa en çok vuranla onu en havalara
yükselten erbab sayılırdı. Ne var ki bir süre sonra, bir başka deyişle
1900’lü yıllara iyice yaklaşılmasıyla birlikte, Moda’da oturan İngiliz
gençlerinin artık modern futbolu oynamaya başlamaları ve dolayısıyla da
oynadıkları futbolu daha seyredilir bir halde sunmaları, kendilerini
hayran hayran seyreden Kadıköy’lü gençlerin yüreklerinde birtakım
kıpırdanmalara sebep oluyor, onlar gibi organize bir takım kurma
isteklerini ise, vazgeçilemez bir tutkuya dönüştürmeye başlıyordu.


Kadıköy Football Association ;
1890’lı yıllarda İstanbul
Moda’da yaşayan İngiliz ailelerinden La Fontaine, Giraud, Whittall,
Charnaud, Pears, Armitage aileleri Kadıköy ve Moda’nın çayırlarında
kendi aralarında bu oyunu yeni yeni oynamaya başladıklarında, İzmir’de
yaşayan İngiliz aileleri, Bornova çayırlarında bu oyunu çoktan oynamaya
başlamışlardı bile (*2). Zira sosyal ve idari bakımdan payitaht
İstanbul’a uzak ve rahat iki şehir olan Selanik ile İzmir, 1870’li
yıllarda Osmanlı’nın futbol oyunu için ilk taraftar bulduğu toprakları
oluyor, futbol oyunu o dönemlerde dini inançların da etkisi ile
Müslüman Türkler arasında gelişemediğinden, böylece de Osmanlı
toprakları üzerinde ilk defa gayrimüslim ve levanten (ülkede yerleşmiş
bulunan yabancı uyruklu) vatandaşlar tarafından oynanıyordu.
Moda’da futbolla tanışan ilk ailelerin İstanbul’da İngiltere
elçiliği personeli görevlileriyle aralarında yaptıkları maç rekabetini,
1894 yılında İzmir’de “Football Club Smyrne”nin kurulması ile
birlikte İstanbul - İzmir rekabeti izlemeye başlıyordu (*3). İzmir’de
futbolun öncülüğünü yapan James La Fontaine, 1889 yılında İstanbul’a
yerleştiğinde, Kadıköy’de İngilizlerin futbol-rugby karışımı bir oyun
oynadıklarını görmüş ve onlarla kısa zamanda dostluk kurarak, daha iyi
bildiği futbol oyununu onlara kabul ettirmişti. Tarihler 1897 yılını
gösterdiğinde, James La Fontaine ve arkadaşları Kadıköy yakasında ilk
kez bir futbol takımı olarak Kadıköy Football Association adı
altında toplanıyor, takımı oluşturan İngiliz, Rum, Ermeni gençleri,
genelde İstanbul’a sefere gelen İngiliz gemicilerle oynadıkları
oyunlarını Kadıköy’ün çayırlarında sürdürüyor, ve her akşamüstü (ilk
bölümde geniş bir biçimde sunduğumuz) o kalabalık izleyici kitlesine de
seyrettiriyorlardı. Bu müsabakalar halkın öylesine ilgisini çekmişti ki
“Football Association” takımı, iki yıl içerisinde “İzmir Karması” ile karşılıklı olarak futbol maçları yapmaya yönelmişti.


“BLACK STOCKING FC” Kuruluyor ;
Ne var ki, Sultan 2.
Abdülhamid’in padişahlığının sürdüğü o dönemde, mevcut monarşi
rejiminin korunması amacıyla Türk gençlerinin dernek kurmaları yasaktı.
Bu durum ise, yabancı ve azınlıkların top koşturdukları kendi
topraklarında futbol oynamanın imkan ve zevkinden mahrum olan ve
onların aralarına karışarak oynamak istedikleri bu cazip oyunu ancak
gıpta ile seyretmekle yetinen Kadıköylü Müslüman Türk gençleri
arasında, sadece üzüntü değil aynı zamanda tabii ki öfke ve hırs da
uyandırıyordu. İşte her türlü tehlikeyi göze alan bu gençlerden, deniz
öğrencisi Fuat Hüsnü (Kayacan), eski hariciyecilerden Reşat Danyal ve
Mehmet Ali ile, Kuşdili’nde Papazın Çayırı adı verilen topraklarda
meşin yuvarlağa vuruşlar yapan arkadaşları bu özlemin sona ermesini
amaçlıyorlar, ve 1899 yılında da, devrin hafiye ve jurnalcilerinin
dikkatlerinden kaçmak ve hışımlarından korunmak amacıyla bir İngiliz
adı altında Black Stocking FC (Siyah Çoraplılar Futbol Kulübü)
‘nü kuruyorlardı. Ancak siyah çorap ve kırmızı üst formaları ile Türk
gençlerinin oluşturduğu bu ilk Türk spor ve futbol topluluğu daha ilk
maçlarında hafiyelerin baskınına uğruyor ve hemen dağıtılıyordu.aynı kişiler olacağıydı.
Dolayısıyla FENERBAHÇE KULÜBÜ kuruluşunu gayri resmi olarak 1899 yılında gerçekleştirmiş, ne var ki
iki kez kapatılmaları nedeni ile faaliyetlerine, ancak resmi kuruluş
yılları olan 1907 yılında geçebilmişti. Görülen odur ki; Black Stocking
F.C. ya da Kadıköy Futbol Kulübü isimleri, amaç karşısında birer
araçtırlar (*4). Ayrıca İstanbul’da kurulan futbol kulüplerinin
listeleri incelendiğinde de; Moda Futbol Kulübü (1896), Cadi-Keuy
Football Club (1899) ve Imogen (1900) takımlarının İngiliz uyruklular
tarafından, Elpis (1900) takımının Rumlar tarafından, Black Stocking
(1899), Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe kulüplerinin ise Osmanlı
uyruklular tarafından kurulmuş oldukları da zaten görülmektedir
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kuzgun_54
PaTRoN
PaTRoN
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 1346
Nerden : Sakarya
Kayıt tarihi : 11/05/08

MesajKonu: Geri: Tarihçe   Cuma Mayıs 30, 2008 4:42 pm

basarılı bir calışma tşkler konu sabit(daima yukarıda)

_________________

Foto Albümüm İçin Tıkla
Ben böyle düşünmüyordum ölmeyi baba
Altından azgın suların geçtiği demir köprüde olacaktım
Rakipte olacaktı İkimizin elinde iki 14'lü ve gece
Birbirimize sıkarak koşacaktık birbirimize
Yıldızlar yağacaktı üzerime Beni sabaha götüren.
Ben böyle düşünmüyordum ölmeyi baba.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.sohbette.biz
 
Tarihçe
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Supernatural Tarihçesi
» Paparazi HoloNet Dergi

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
WwW.SohBeTTe.BiZ BiR AiLeYiZ :: FUTBOL-TARAFTAR GRUPLARI :: FENERBAHÇE :: FENERBAHÇE HABERLERİ-
Buraya geçin: