WwW.SohBeTTe.BiZ BiR AiLeYiZ

WwW.SohBeTTe.BiZ BiR AİLE PORTALİ
 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 başarı+ısrar= eser

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
gotik_women
PReNSeS
PReNSeS
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 1363
Yaş : 27
Nerden : sakaryhaa
Kayıt tarihi : 14/05/08

MesajKonu: başarı+ısrar= eser   Salı Haz. 03, 2008 8:28 am

Her
başarı yolculuğunun, aynı anda korunması gereken iki temel boyutu
vardır: İstemek ve eylem. İstersiniz ve yaparsınız; arzularsınız ve
yapmanıza izin verilir. Başarmak istiyorsanız, hem arzuda, hem de
eylemde ısrar etmeyi alışkanlık haline getirebilmelisiniz. [/size]


Gerçekten isteyen, istemekten
bıkmaz ve Peygamberimizin(asm) “Acele etmediği sürece her birinizin
duasına icabet olunur. Ancak şöyle diyerek acele edenler var: “Ben dua
ettim, duam kabul olmadı”1, “Allah ısrarla dua edenleri sever”2
şeklindeki uyarılarını dikkate alır.


Bir gün istemekten bıktığınız
şey, aslında istediğiniz şey değildir. Gerçekten yaşamak isteyen, tüm
ümitlerini kaybettiğinde bile istemeye devam eder. Gerçekten aç olan
insan yiyecek aramaktan bıkamaz.


İki türlü istersiniz:
Birincisi inançla, heyecanla, içten ve zevkle; diğeri şüpheyle,
güvensizlikle, bıkkınlık, çöküntü veya ilgisizlik halinde. İkinci yolda
ilerleyiş yoktur; gerçekten istemediğinizi elde etmeye hazır
değilsiniz. Sizin bile inanmadığınıza, kaderinizin Yaratıcının
inanmasını nasıl beklersiniz? Almaya hazır olmadığınız, size verilmeye
hazır değildir. En coşku
uyandırıcı vermek, en muhtaç olana vermektir. Kimse en içten isteyenden
daha muhtaç olamaz. En çok muhtaç olanın isteği, ayda veya haftada bir
aklına gelmez. Onu her an ruhunun bir köşesinde yanan ateş olarak canlı
tutar. Öyle bir düzeye gelir ki, hayatı tamamen arzularının
penceresinden görür. Çok susamışsanız, bir avuç toprağı bile sıkıp
suyunu içmek istersiniz.

Sevmekten ve sevgi duygusuyla
kalbinizi sürekli aydınlatmaktan usanmayın, ona ne kadar kötülük
yaparsanız yapın, hala size iyilik yapmak isteyen bir Kudretin
sanatısınız. Vermekten bıkmayandan istemekten bıkmak, insan vicdanını
sızlatır. Size her sabah Güneşi veren, bazı özel isteklerinizi henüz
vermemişse, üzerinize düşeni yeterince yapmamış olmalısınız.

En büyüğü verecek kadar
cömert olan, en küçüğü hala vermemişse, vermek istemediğinden değildir.
En zor işi başarmışsanız, en kolay işi başaramayacağınızı nasıl iddia
edersiniz?

İstemekten bıkıyorsanız,
istediğiniz değerli değildir veya değerinin ne kadar büyük olduğunun
farkında değilsinizdir. Onu iyice araştırın, ona yüksek değerler
bağlayın; isteklerinizin yeniden canlandığını göreceksiniz.

Israrı başarmak istiyorsak, şu anda yaptığımız işlere odaklanmalı, bilincimize içinde bulunduğu saniyeleri yaşatmalıyız.
Çabalarımızın sonucu bize
çabalama heyecanı verir; ama şu anda yaptıklarımızdan kopup sonuçlara
odaklandığımızda ilerleyişimiz durur. Zengin olma hayali zenginlik
yolunda çalışmayı unutturabilir. Dikkat nereye saplanmışsa, eylem oraya
yönelik olacaktır. Merdivenin bir sonraki basamağına adım atabilmeniz
için oraya bakmalısınız, merdivenin zirvesine değil. Tırmanırken sadece
zirveyi gören, ilk adımda yuvarlanacaktır.

[size=9]Dünya, Cennet değil. “Elma”
dediğinizde pencerenizden kırmızı bir elma uzatılmayacak. Eğer
istiyorsanız size verilecek; ama, onun yokluktan varlığa uzanan bir
yolu ve yolculuğu var. Bu yıl size yedireceği meyvelerin çekirdeğini,
Yaratıcı yıllar önce toprağa ekmişti.

Nice insan kendilerine
sunulacak başarılar yola çıkarıldıktan ve tam kapısının eşiğine
geldikten sonra, “artık istemiyorum,” demiş ve o başarılar,
getirenlerin hüzünlü olarak geri dönmelerine şahitlik etmiştir.
Cumhurbaşkanı kapınıza gelmiş, dilenci sanıp geri göndermişsiniz.
Dünyada hikmet hâkimdir ve hikmet sabretmektir: Yalnızca bir saniye
daha fazla sabreden birinci olacaktır. Sonuçlar heyecanın dostu, ama
sabrın düşmanıdır. Heyecana da, sabra da muhtaçsanız, şimdi yaptığınız
her şeyi muhteşem geleceğinizle bir arada düşünmelisiniz.

Şu tuzağa hep düşüyoruz:
Sevdiğimizi hayal etmenin zevkine dalarak, ona kavuşmanın çileli
çırpınışından kaçıyoruz. Hayalde kavuşmanın zevkini, kavuşma
yolculuğunun çilesine tercih edenler, kavuşamazlar, sonra da, günahsız
geceleri, ümitsizce ağlayan kırık kalplerle doldururlar. Bir
sınavı, seçimi veya yarışmayı kazanmak için çalışmak heyecan verir. Ama
kazanacağınız şeyin büyüklüğünü hayal ettiğinizde aldığınız zevk, ona
ulaşma sabrınızı taşıracaktır. Sabrın zorlanması zaferin, taşması ise
yenilginin habercisidir. Eğer Cenneti görseydiniz, dünyadan nefret
eder, hemen şimdi ölüp oraya gitmek isterdiniz; oysa oraya gitmenin
yolu, yaşamak ve orayı kazandıracak işler yapmaktır.

Bazıları bugün bir şiir
yazdıklarında, bir ay sonra mesajlarını dünyaya ulaştırabilmiş bir şair
olmayı hayal ediyorlar. Ama, bunun için yarın ve ertesi gün de bir şiir
yazmaları gerektiğini unutuyorlar.

İplik kadar ince ve bıçak
kadar keskin bir dengeden söz ediyorum. Sonuçlarınız büyük olmayacaksa
veya ne kadar büyük sonuçlar elde edeceğinizi hayal edemiyorsanız,
çalışma heyecanı duymayacaksınız. Öte yandan, kazanacaklarınızın
büyüklüğü sizi şimdiki işlerinizden ve arzularınızdan kopardığında,
çabalamayı terk edersiniz. Cennet sevdası yüzünden, çalışmayı terk edip
dağlara kaçan, mağaralara gizlenen insanlar yaşadı. Sınav heyecanı
yüzünden çoğu öğrenci çalışamaz hale geldi.

Sonuçlarımızı bilelim ve
onları beynimizde çok iyi canlandıralım, bizi heyecanlandırmalarına,
sabrımızı zorlamalarına izin verelim; ama onların gerçekleşmesini
yaratıcımıza bırakalım. Bize düşen buğdayı ekmek, çapalamak ve
imkanımız varsa sulamaktır. Başakları biz yaratmayacağız. Her şeyi
yaptığımız halde, bir kuraklık veya felaket, emeklerimizi heba
edebilir. Çok iyi hazırlandığımız halde, sınav günü geçirdiğimiz bir
hastalık yüzünden kaybedebiliriz.

İnsan acelecidir; şimdi bir
milyar kazandıracak işi, on yıl sonra 1 trilyon kazandıracak işten daha
değerli görüyor. Diktiğiniz ağacın bir yıl sonra meyve vermesini
beklemeye hakkınız var; ama vermediğinde onu terk etmeye hakkınız yok.
Daha geç gelen, daha değerlidir. Daha zor olan daha sevgilidir. Büyük
aşklardan bu dersi almadınız mı?

Hedefe ulaştıran tek kural,
ilerlemekte sürekliliktir. Kısa dinlenme aralıkları dışında
duraklamayın; duraklamak durmanın ilk biçimidir. Karınca hızıyla bile
yürüseniz, dünyayı dolaşmanız mümkündür.

Mikroskopla görebildiğimiz
bakteriler o kadar hızlı çoğalırlar ki, Yaratıcının koyduğu düzen
sayesinde toprağa dönüşmeselerdi, bir yıl içinde yer yüzündeki tüm
karaları 5 metre yüksekliğinde bakteri kaplayacaktı. Küçümsediğiniz
küçüklerin aslında tüm büyüklerin ta kendileri olduğunu keşfedin.

Peygamberimizin(asm) “Allah
katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olandır” sözü
üzerinde düşünelim. Her gün bir saat çalışan insan, dün ve yarın 24
saat çalışıp, bugünü boş geçiren insandan çok daha kazançlıdır. Başarı,
az da olsa devamlı yapılan işte gizlidir. Eğer ürettiğimiz bir sanat
varsa, lütfen onunla ilgilenmediğimiz birgün yaşamayalım.Devamlılık,
ihtiyaç duyulduğu kadar ve ihtiyaç duyulan aralıklarla yapmaktır.
Gücünüzü toplayıp merdivenin zirvesine birden sıçrayamazsınız.
Devamlılık, biriktirip birden harcamak değildir. Ağacınızın ihtiyaç
duyduğu “yılda bir ton suyu” bir günde verip bir yıl boyu onu susuz
bırakırsanız, kurutursunuz. Geleceğinizin akışı, bugününüzün akışı gibi
istikrarlı ve adım adım olacak.

Eylemlerinizin eser
üretmesini istiyorsanız, az da olsa devamlı yapın. Günde hiç olmazsa
beş defa, neleri elde etmek istediğinizi hatırlayın; onlar için her gün
bir milim de olsa ilerleyin. Günde bir defa bile istemeyen insanlar,
istediklerini sanıyorlar. Dua edip etmediklerini sorduğunuzda, geçen
yıl kurdukları hayallerini hatırlıyorlar. Bir gün yapmazsanız, bu bir
hafta yapmamanıza, bu bir ay, bu bir yıl ve bu da bir ömür
hatırlayamamanıza neden olacaktır. Hayat böyle değil midir? Bir gün
televizyon seyrettiniz ve bu bir ömür seyrettirdi size. Bir ömür sigara
içenler, bunu bir gün sigara içmelerine borçludurlar.

Eyleme dönüşmeyen bilgi
değersizdir; sürekli hatırladığı bilgi insanı şah damarından yakalar ve
gerekirse zor kullanarak eyleme, harekete, çalışmaya sürükler.

Bir düşünce insanı coşku
durumuna sokuyor. Fakat insan bu düşüncenin birkaç dakika sonra
bilincinden çıkıp gitmesine izin veriyor. Üstelik yerine karamsarlığı,
çöküntüyü koyuyor. Sizi coşturan bir düşünceyi papağan gibi içinizden
tekrar etseniz ne olur?

Her başarımı, “odağımdan
sapmamaya” borçluyum. Bir gün saparsam, ona geri dönmem günler alıyor.
Geceleri uyumadan önce, yapmak istediklerim gözlerimin önünden geçer.
Bazen öylesine heyecanlanırım ki, çöken göz kapaklarım açılıverir ve
çalışmaya geri dönerim. Size heyecan veren bir söz, bir dua, vücudunuzu
emanet edeceğiniz gecenin başında kalbinizden geçmezse, ruhunuzun
elektriklenmesini beklemeyin.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
H_a_N_i_F_i
DeNeMe MoDeRaTöR
DeNeMe MoDeRaTöR
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 467
Yaş : 31
Nerden : SAKARYA
Kayıt tarihi : 23/05/08

MesajKonu: Geri: başarı+ısrar= eser   Paz Haz. 08, 2008 4:41 am

paylaşım icin teşekkürler arkadaşım

_________________
.......................................................V_@_R_L_ı_Ğ_ı_N......Y_é_T_€_R..................................................
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.sitem yogg bnm yoggg bnmmm :((.com
 
başarı+ısrar= eser
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
WwW.SohBeTTe.BiZ BiR AiLeYiZ :: HERTELDEN :: Hertelden-
Buraya geçin: