WwW.SohBeTTe.BiZ BiR AiLeYiZ

WwW.SohBeTTe.BiZ BiR AİLE PORTALİ
 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 :::::::::........KorKu NeDiRRrrrRr.........::::::::::::

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
gotik_women
PReNSeS
PReNSeS
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 1363
Yaş : 27
Nerden : sakaryhaa
Kayıt tarihi : 14/05/08

MesajKonu: :::::::::........KorKu NeDiRRrrrRr.........::::::::::::   C.tesi Mayıs 17, 2008 6:54 pm

Korku Nedir?
Korku olgusunu tek bir cümlede tanımlamak, kuşkusuz çok zordur. Buna
rağmen korkuyu, irade ve mantıkla kontrol altına alınamayan, insanın
içini daraltan bir yakın tehdit hissi olarak açıklayabilmemiz
mümkündür. Tıbbi açıdan bakıldığında korku – hemen hemen her vakada –
soluk beniz, terleme, titreme veya çarpıntı halleri ile birlikte
seyreder. Korku hastalıkları ise, korkunun şiddetli bir hali olarak
kabul edilir.

Korkunun Gelişimi
Korkumuz, ancak hayatımız sürecinde gelişen bir olgudur. Yani ne
„ödlek“ olarak, ne de özellikle cesur ve korkusuz bir insan olarak
dünyaya geliriz. Gözle görülür ilk korku reaksi-yonlarını, bebeklerin
dördüncü ila altıncı ayları arasındaki dönemlerde algılayabilmemiz
mümkündür. Çocukların ebeveynlerinden uzun süre uzak kalmalarına
katlanmaları, içlerinde bu şahısların bir imajını muhafaza
edebildikleri sürece mümkündür.

Sağlıklı Korku – Patolojik Korku
Korku, her şeyden önce sağlıklı ve insanın hayatta kalabilmesine
yardımcı olan bir duygu halidir. Korku öncelikle, hem kendi kendimiz,
hem de çevremizdeki insanlar için sağduyulu ve itinalı olma yetisini
kazandırır bize. Nasıl ağrının beden için önemli bir alarm fonksiyonu
varsa, korkunun da hayati bir önemi söz konusudur. Örneğin korkmadan ve
ağrı hissetmeden ateşe yaklaşabilseydik, hayati tehlike arz edebilecek
yanıklara maruz kalmamız çok kolay olurdu. Yani, korkunun da sağlık
açısından önemli yönleri vardır kuşkusuz. Bu durumda gerçek korku
olarak tabir edilen olgudan bahsedilir: Dışarıdan gelen bir tehlike
karşısında insan; bedenen, hissi olarak ve akıl seviyesinde alarma
geçirilmektedir. Ancak korku olgusunun nasıl yaşandığını veya
algılandığını da herkes bilir. Örne-ğin bize korku veren duruma başka
bir anlam vermek suretiyle: Geceleri evimizde sesler duyduğumuzda, bunu
evde bulunan muhtemel soygunculara değil, örneğin evin içinde dolaşan
kediye yormaya eğilim gösteririz. Ancak makul bir ölçüde gerçek korku
hissine sahip olmak da önemlidir. Bu korkunun dozu, risk taşıyan bir
olayda hazırlıksız yakalanmayacak kadar yeterli olmalı, ancak tepki
gösteremeyecek kadar da („korkudan donakalma“) fazla olmamalıdır. İşte
gördünüz: hem aşırı korku, hem de korkusuzluk derecesine varan az korku
halleri, hastalık özelliklerini taşımaktadır. Aşırı korku halinde
mutlaka yardıma ihtiyacınız var demektir, üstelik yaşam kaliteniz de
kısıtlanmış olacaktır. Ancak korkusuzluk halinde sosyal açıdan topluma
uyumlu ve de başarılı olmanız mümkündür. Korku olgusunun bu her iki
türünün de hastalık niteliği taşımasına rağmen, aşırı korku vakasının
daha önemli olduğu da bir gerçektir.

İnsan, içinde her zaman korkuyu bulabilir. Ancak yeterince derinde aramasını bilmelidir.

André Malraux (1901–1976), Roman yazarı, Fransız Kültür Bakanı ve Sanat Bilimcisi


Korkuların Sınıflandırılması


Korkudan korkuya fark vardır. Bundan dolayı korku bozuklukları, tıbbi
açıdan üç büyük gruba ayrılmaktadır. Bu sınıflandırmada, her bir korku
kategorisinin hasta edici özelliğini vurgulamak için „bozukluk“
kelimesi eklenmiştir.



  • Korku bozukluğu (genel korku, herhangi bir olguya bağlı olmayan korku)
  • Panik bozukluğu (veya panik atakları), alan korkusu (agorafobi) ile veya tek başına seyre- debilir
  • Fobik bozukluk (belli bir nesneye ve duruma bağlı olarak)

Bütün
bu korku hallerinde, normal hal ile hastalık hali arasında kesin bir
sınırlama mümkün değildir. Bu itibarla, önce korkunun hangi boyutta
olduğu sorusunun irdelenmesi gerekmektedir; örneğin genel olarak
nispeten çabuk korku hissine kapılabilen bir kişiliğin hastalık
boyutuna ulaşan derecede korkuya kapılıp kapılmadığı sorusu, önemli bir
rol oynamaktadır. Örneğin sistematik bir şekilde uçağa binmekten
korkan, ancak bunun için mutlaka psikolojik yardıma başvurmayan veya
başvurması zorunlu olmayan çok sayıda insan vardır. Diğer insanların
huzurunda konuşma korkusunun hangi noktadan sonra hayatı kısıtlayan
boyuta ulaştığı ve dolayısıyla profesyonel hekim yardımıyla tedavi
edilmesi gerektiği sorusu da, çoğu zaman kolayca kestirilemez. Aynı
şekilde, örneğin örümceklerden korkmanın ne derece hastalıklı bir durum
olduğunu da bilemeyiz. Konunun daha iyi anlaşılması için öncelikle
korku hastalıklarının üç farklı şeklini biraz daha yakından irdeleyelim.

Genel Korku Bozukluğu
Korku belirtilerinin çoğu günlerde, en az birkaç haf-ta boyunca devamla
ortaya çıktığı hallerde, genel korku bozukluğundan söz edilir. Bu
bozukluğu teşhis eden doktorun, teşhisine temel aldığı en önemli
belirtiler arasında şu haller de bulunmaktadır:
- Kaygılar (gergin his hali, heyecanlı olma, belli bir olguya konsantre olmada zorlanma)
- Motorik gerginlik (örneğin titreme, kaslarda gerginlik hissetme, sakin olamama)
- Aşırı vejetatif (kontrol dışı) reaksiyonlar (örneğin terleme, baş dönmesi).

Panik Bozukluğu
Doktorunuz tarafından önerilen ilacın panik bo-zukluğunun tedavisine
yönelik olması itibarı ile, bu broşürün „Panik nedir?“ başlığı altında
konu daha ayrıntılı bir şekilde işlenmektedir.

Fobik Bozukluk
Fobik bozukluk, daima spesifik bir durum veya obje ile bağlantılı olan
bir korku halidir. Objeye bağlı fobi, örneğin örümcek, yılan veya ateş
gibi belli bir nesneye bağlı olarak ortaya çıkan bir korku halidir.
<blockquote><blockquote><blockquote>Korkmak..
İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.
Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.
Düşünmekten korkuyor sorumluluk getireceği için.

Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.
Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi birşey vermediği için.

Ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için.. </blockquote></blockquote></blockquote>
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kuzgun_54
PaTRoN
PaTRoN
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 1346
Nerden : Sakarya
Kayıt tarihi : 11/05/08

MesajKonu: Geri: :::::::::........KorKu NeDiRRrrrRr.........::::::::::::   Paz Haz. 01, 2008 3:52 pm

konu sabit tasındı tşkler

_________________

Foto Albümüm İçin Tıkla
Ben böyle düşünmüyordum ölmeyi baba
Altından azgın suların geçtiği demir köprüde olacaktım
Rakipte olacaktı İkimizin elinde iki 14'lü ve gece
Birbirimize sıkarak koşacaktık birbirimize
Yıldızlar yağacaktı üzerime Beni sabaha götüren.
Ben böyle düşünmüyordum ölmeyi baba.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.sohbette.biz
 
:::::::::........KorKu NeDiRRrrrRr.........::::::::::::
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Amerikan filmi klişeleri.

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
WwW.SohBeTTe.BiZ BiR AiLeYiZ :: KORKU ODASI :: KORKUNC RESİMLER-
Buraya geçin: